Esaret ve Biz

Eylül 2nd, 2010  / Author: MuratEmre

Esaret insanın ömrü içerisinde en son isteyeceği olaylardandır. Kişinin insan olduğunu anladığı hür iradesinin zincire

vurulmasının adıdır esaret. İnsanı yakar, kavurur, kül eder. Kimliğini kaybettirir. Bilimsel dille, birtakım psikolojik yüklenmeler bırakır insan bilinçaltında.

Tabi her insanda aynı etkiyi bırakmaz esaret. Kimi insan hürriyetinin elinden alınmasına aşırı tepki gösterir gurur meselesi yapar. Kimisi ise zoruna gitmesine rağmen pek aldırış etmez. Yaşamaya çalışır esaretle. Birde başka tipler vardır ki bunlar esaretten memnuniyet duyar. İçinde, bedava ekmek sunun verdiği memnuniyet vardır. Lafa geldimi isyankar cümleler kurar tabi. Ama esaretine sebep olanlarla şaşılacak kadar güzel ilişkiler içerisindedir.

Kişiler için esaretin getiri ve götürüleri aşağı yukarı bunlardır. Birde milletler için esaret kavramı vardır. Millet denen topluluk; tek bireyden itibaren aynı dili konuşup, aynı kültürel refleks ve alışkanlığa sahip olan bireyler bütünüdür. Bu yüzden bir milletin esaretini bireylerinin verdiği tepkiler ve düşünceler belirler. Read the rest of this entry »

Sevdayı Bilmek Ve Düşünmek

Ağustos 27th, 2010  / Author: MuratEmre

Bilmek!.. Düşünmek!… Olmazsa olmazdır bir sevdada. Vazgeçilmesi. İnsan muhtaçtır severken bilmeye ve düşünmeye. Bilmeden sevemez, düşünmeden yaşayamaz sevdasını.

Bilsen ki diye başlar ya bazı şarkılar. Terkedilişin, farkedilmeyişin ve vazgeçilişin feryadıdır onlar. Sevilmenin en büyük ispatıdır, ve bilmeden de olsa kabul edilişi.

Bilinmemezlik insanın en sevmediği hallerdendir. Kendini bir şekilde tanıtmalı insan, bir şekilde kabul ettirmeli. Ve kabul etmeli.

Düşünmek mi?

O ayrı bir iklimdir. Bilmeyi de o doğurur. Düşündükçe bilmek ister insan… ve yaşamak ister. Sevdiğini düşünmek demek, kurduğun dünyada yaşamaktır kısaca onla. Ve hissetmektir kurgu dünyasında kişinin. Read the rest of this entry »